Biz kadın erkek eşitliğini yemeyiz canlarım, takva ehli olan kadın daha üstün. Kısıtlamıyoruz kendimizi eşit olcakmışız diye. Kasmıyoruz.
Takva Allah katında üstün tabiy. Asrisaadete bakılırsa kadına aslında ne kadar pozitif ayrım yapıldığını da farkederiz, kristal muamelesi yapılıyor, mücevher muamelesi.
Bu eşitlikçi(!) toplumda adamlar suratımıza kapıyı çarpmaz hafiften beklerlerse geçmemizi, minnettar kalıyoruz. Çünkü yapmak zorunda değil. Eşitlikçi arkadaşların böyle bir nezaket felan da beklemeye hakları yok ayem sori. Yapan nezaketinden yapıyor, helal olsun diyorum onlara.
Bir halksağlığı hocası bize derste şöyle söylemişti; erkeklerin ortalama ömrü atmış yılken kadınların ortalama ömrü atmışbeş yıldı eskiden. Şimdi kadınlar eşit olacağız diye sigara içiyor, ağır işlerde çalışıyor, erkekler ne yaparsa onlar da yapacağız diye uğraşıyorlar, kadınların ömrü gidek kısalıyor, ne yaptıklarının farkında değiller...
Ben fıtrattan yanayım sevgili dostlar. Fiziksel olarak zaif ve naif olan korunmaya, özel muameleye muhtaçtır.
Eşit değiliz hiçbirimiz..
Beni dinlediğiniz için teşekkürler, saygılar, hörmetler..
12 Ocak 2012 Perşembe
10 Ocak 2012 Salı
Angara
Ankarada tekinsiz kaldırım taşları. Hangisinin altından su fışkıracağını bilemezsin.
Allahummesallialaseyyidina..
Ankarada yoğun şemsiye trafiği.
Allaahümmesallialaseyyidina..
Yanımdan geçiyorlar hızla. Tekinsiz kaldırım taşlarını adımlayarak. Kırmızı saçlı, dudağının sol üst köşesi piercingli, türbanlı, tülbentli, bıyıklı, traşlı, kel, kör.. Şemsiyeler kareli, şemsiyeler puantiyeli, ekose, en çok da şeffaf..
Bu kalabalıkta yanından geçenin Hızır mı Azrail mi olduğunu bilebilir misin?
Azrail sokağın ortasında çıkabilir mi karşına?
Estağfirullahelazim estagfirullahelazim..
Yok canım sokağın ortasında düşüp ölen var mıdır durduk yere? Olmuş mudur sahi, kaldırımda durdukyere düşüp ölen biri..
Olabilir.. Neden olmasın? Kafayı kadırırsın ve kalabalığın arasından Azrail'le gözgöze gelirsin.. Tak diye kesilir o an bütün planların yarıda..
Estağfirullah el azim..
Ben böyle düşünüyorum ya, Allah bir şeye ol der o da olur.. Ne derim şimdi bitse herşey.. Şimdi sorguya alınsam.. Niyetim ne amelim ne..
Ofofof..
Eşheduenlailaheillallah veeşhedüennemuhammedenabduhuverasuluh..
Enazından bir tazeleme yapalım..
Bir elimde şemsiye bir elimde çanta.. Dondu iki el de.. Hani hava kar yağınca yumuşuyordu.. Neyse..
Değişik musikilerle salavatlar getirerek için için ürpererek gidiyorum yine de gitmekte olduğum yere..
Eyvallah..
Allahummesallialaseyyidina..
Ankarada yoğun şemsiye trafiği.
Allaahümmesallialaseyyidina..
Yanımdan geçiyorlar hızla. Tekinsiz kaldırım taşlarını adımlayarak. Kırmızı saçlı, dudağının sol üst köşesi piercingli, türbanlı, tülbentli, bıyıklı, traşlı, kel, kör.. Şemsiyeler kareli, şemsiyeler puantiyeli, ekose, en çok da şeffaf..
Bu kalabalıkta yanından geçenin Hızır mı Azrail mi olduğunu bilebilir misin?
Azrail sokağın ortasında çıkabilir mi karşına?
Estağfirullahelazim estagfirullahelazim..
Yok canım sokağın ortasında düşüp ölen var mıdır durduk yere? Olmuş mudur sahi, kaldırımda durdukyere düşüp ölen biri..
Olabilir.. Neden olmasın? Kafayı kadırırsın ve kalabalığın arasından Azrail'le gözgöze gelirsin.. Tak diye kesilir o an bütün planların yarıda..
Estağfirullah el azim..
Ben böyle düşünüyorum ya, Allah bir şeye ol der o da olur.. Ne derim şimdi bitse herşey.. Şimdi sorguya alınsam.. Niyetim ne amelim ne..
Ofofof..
Eşheduenlailaheillallah veeşhedüennemuhammedenabduhuverasuluh..
Enazından bir tazeleme yapalım..
Bir elimde şemsiye bir elimde çanta.. Dondu iki el de.. Hani hava kar yağınca yumuşuyordu.. Neyse..
Değişik musikilerle salavatlar getirerek için için ürpererek gidiyorum yine de gitmekte olduğum yere..
Eyvallah..
4 Ocak 2012 Çarşamba
Ulur aya karşı kirli çakallar
Şiirden çok çakmıyorum ama bu mısra bu gün patladı beynimde.
Ay temiz, ay güzel, ay yükseklerde..
Çakal, kirli çakal.. Ona çatlasa ulaşamaz. Onu alaşağı etmeye de muktedir olamaz. En kârlısı nedir?
Onu ilk gördüğü anda parlaklığı, ihtişamı gözlerini kamaştırmıştır. Kendisi onun gibi asla olamazdır, gökyüzünü belki de çok kibirli olanların yeri diye düşünür, kendi kibrini asla tanımayarak. Yücelteni unutur.
Ay karanlık gecede yükseldikçe, o kendi ilgisinin, kirli bakışının ayı yücelttiğine iman eder. Kendine leş gibi de pay biçer. Onu herkese anlatır biraz da hasetle. Aralarının sıkı fıkı görünmesi oldukça da kârlıdır.
Sonra birgün gelir ay önce yarım ay olur sonra hilal.. O da nesi, gün geçtikçe eriyip gitmektedir. Çakal. Kirli çakal. Bunu farkeder etmez, onun da güzelliğinin tükendiğini, hükmünün bittiğini düşünür, belki de arkasından daha kudretli bir şey doğacaktır..
İştahı kabarır kirli çakalın, başlar aya karşı ulumaya. Önce yavaştan alır, tedbir için, bakar ki ay gerçekten yok olmak üzeredir, gösterir gercek yüzünü.. Ulur da ulur o silinip gidene kadar. Nasıl olsa geri gelmeyecek, hesap soramayacaktır, artık ona muhtaç değildir, varsın herkes ayın gidişini çakaldan bilsindir..
Çakal doğacak olan yeni yıldıza yalakalık yapmaya hazırlanır doludizgin. Salyaları çok uzaklardan farkedilmektedir.
Bekler, bekler.
Hesap döner.
Ve ay gökyüzünde yeniden gitgide büyüyerek belirir.. Çünkü onu seven, herşeye gücü yetendir. (Bu bir temennidir)
Çakal ise zelilliğiyle tarihe kaydolur..
Çakallardan koru Ay'ı Rabbim..
Ay temiz, ay güzel, ay yükseklerde..
Çakal, kirli çakal.. Ona çatlasa ulaşamaz. Onu alaşağı etmeye de muktedir olamaz. En kârlısı nedir?
Onu ilk gördüğü anda parlaklığı, ihtişamı gözlerini kamaştırmıştır. Kendisi onun gibi asla olamazdır, gökyüzünü belki de çok kibirli olanların yeri diye düşünür, kendi kibrini asla tanımayarak. Yücelteni unutur.
Ay karanlık gecede yükseldikçe, o kendi ilgisinin, kirli bakışının ayı yücelttiğine iman eder. Kendine leş gibi de pay biçer. Onu herkese anlatır biraz da hasetle. Aralarının sıkı fıkı görünmesi oldukça da kârlıdır.
Sonra birgün gelir ay önce yarım ay olur sonra hilal.. O da nesi, gün geçtikçe eriyip gitmektedir. Çakal. Kirli çakal. Bunu farkeder etmez, onun da güzelliğinin tükendiğini, hükmünün bittiğini düşünür, belki de arkasından daha kudretli bir şey doğacaktır..
İştahı kabarır kirli çakalın, başlar aya karşı ulumaya. Önce yavaştan alır, tedbir için, bakar ki ay gerçekten yok olmak üzeredir, gösterir gercek yüzünü.. Ulur da ulur o silinip gidene kadar. Nasıl olsa geri gelmeyecek, hesap soramayacaktır, artık ona muhtaç değildir, varsın herkes ayın gidişini çakaldan bilsindir..
Çakal doğacak olan yeni yıldıza yalakalık yapmaya hazırlanır doludizgin. Salyaları çok uzaklardan farkedilmektedir.
Bekler, bekler.
Hesap döner.
Ve ay gökyüzünde yeniden gitgide büyüyerek belirir.. Çünkü onu seven, herşeye gücü yetendir. (Bu bir temennidir)
Çakal ise zelilliğiyle tarihe kaydolur..
Çakallardan koru Ay'ı Rabbim..
Kaydol:
Yorumlar (Atom)