6 Mart 2012 Salı

Bilmece / Okyanusa övgü

Biliyor musun? Bil isterim.

Sevmek isterim ama sevgim pistir. Zarar vermeden nasıl sevilir? Bize okullar kitaplar dersler okuttular ama nasıl seveceğimizi öğretmediler. Bize sevgisizlik gösterildi, ruhsuzluk, belki kinayeli hani böyle olmayın diyerek.. Şimdi ise başımıza gelenin ne olduğunu anlayamıyoruz..

Bir okyanus düşün, kıyısındasın.. Su müşfik, kendini bıraksan kolları sarıp sarmalayacak seni.. Hep el üstünde tutacak.. Ama boğulmaktan korkuyorsun, halbuki yapman gereken tek şey nefesini tutup kendini bırakmak.. Biraz cesaret.. Okyanus bizim kurak dünyamızdan çok daha heyecanlı bir yer hem de. Mercanlar resifler balıklar rengarenk..

Biraz cesaret..

Ben diye düşünmeye alışık zihnin korkuyor belki de acaba taşırır mıyım okyanusu, bozar mıyım sükûnunu diye.. Okyanusu ancak bir okyanus taşırabilirdi belki. Ama bir damlayken bu evhamlar neye gerek? Nene gerek ben demek.. Biz demek daha mı zor?

Ve giderken götüren gelirken daha fazlasını getiren dalgalar.. Ay ve yakamozlar.. Ilık kumsallar ve meltem.. Ah gecesi ve gündüzü, sesi ve rengi apayrı güzel..

Bir fırtına beklemek senin yaptığın. Dalgalar içine çeksin mi istiyorsun? Neden kendini bırakmıyorsun? Med cezirler başladı, ya kaç git çölüne, ya da bekle ayak bileklerinden kavrayacak okyanus..

Sakin.

Ve bir kış gecesi eriyen karlar dahi o vahdette buluşmaya gidiyorlar. Sırrını söylüyor kulaklarına ; geçse de yolumuz bozkırlardan, denizlere çıkar sokaklar..

Her şey aslıyla kaim. Aslımız okyanus ise neslimiz de okyanus olacaktır değil mi?

Bilmemi ister misin? Söyle o halde.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder