şöyle bir his vardı,
sokakta yürürken sana uygun bir kaldırım bulamazsın, sıkılırsın.
restoranda sana uygun bir yiyecek bulamazsın sıkılırsın.
bir ortamda kendine sohbet edecek, yüzüne bakacak, yakınlık kuracak birini bulamazsın, sıkılırsın.
okula gidersin, oturup kalkacak yer bulamazsın çünkü kendin gibi olduğunda giremeyeceğin bir yerdesindir. sıkılırsın.
nerdesindir? neden bu kadar kaygılısındır? neden herkes gibi su gibi akıp gitmiyordur hayatın..
neden herkes gibi rahat rehavet huzur sükun bulamıyorsundur sosyal ortamlarda. neden sürekli sürekli birşeyler senin hayat görüşüne uymuyordur, sürekli rahatsız oluyorsundur sürekli tırmalıyordur herkesin keyif alıyorum dediği çoğu şey gönlünü..
bir film izle der sıkı sıkı tavsiye ederler, açar ilk sahneden şak diye kapatırsın. bu sahneyi göre göre bu filmi nasıl birine tavsiye ederler dersin..
of puf çuf çuf.
sonra zaman geçer, bir bakarsın ki yanında o eskiden rahatız olduğun insanlar, izlemeye asla tammülünün olmadığı işler yaparken "yaşam tarzı" "tercihler" deyip su gibi akan hayatına gömülür huzur ve sükun içinde o yiyecek şey bulamadığın restoranlarda karnını şişirir olmuşsun..
vicdanın öyle haykırışlar, öyle isyanlar içindedir ki, o eski herşeyden sıkılıp bunalan halini özlersin:(
nasıl bu hale gelmişsindir? o hem dersini bilmiyor hem de şiman herkesten dediin insanlara dönüşmüşsündür..
geri dön heeeey geri dööön. bunlar hep bir muharebeymiş meğer. meğer ben rahat etmeyerek mücadele ediyor, imanımı sağlamda tutmaya çalışıyormuşum, rahatlamamla iplerimin gevşemesi, imanı süzülüp kaçıvermesi bir oldu.. sıkılırken sıkı tutuyormuşum islamın ipini meğer. belki bir üst merhaleye ulaşsam, bundan sıkılıp bunalmaz, asıl iç huzuruna bu vesileyle erişirdim. ama ulaşamamışken çok yanlış yerlerde aramaya başlamışım rahatlığı.
sıkıl.
ar et.
bunal.
şaşır, utan!
"tadını çıkar" ma.
of. of. of.
rahatlık eşit değildir huzur. buymuş yani.
annem haklı, rahata kavuştuysan bir terslik var demektir! la rahate fiddünya.
çok rahatım Allahım sen affet.(
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder