24 Şubat 2014 Pazartesi

Ayakların on santimken

Ayakların 10 santimken, kirazdan küpeler yapar çığlık çığlığa kahkahalar atar herkesi de neşelendirirsin, kız da olsan erkek de olsan.. Canın gerçekten yanmadığında ağlamaz, anne öpücüğüyle bütün acılarını dindirirsin.. Bildiğin iki üç kelimeyle bütün dertlerini anlatabilirsin.
Ayakların 10 santimken, ne giyersen giy, senin mutlu olman etrafındaki herkesi mutlu eder..
Ama ayakların 20 santim oldugunda derdini anlatabilmek için konuşmaktan fazlasına ihtiyacın vardır..Artık insanlar senin mutlu olmana öfkelenebilirler, elinden almaya çalışabilirler. Artık ne giydiğin onlar için çok önemlidir. Artık çocuk gibi davranamazsın, kız veya erkek olman çok şeyi değiştirir. 
Ayakların 20 santim oldugu zaman, artık aptal yetişkin dünyasında sendelemeden yürümek, acımasız toplumsal kaidelere uymak zorundasındır.. 
Koşarsın aklını ve kalbini emanete bırakıp, eksik kalır hep birşeyler...

21 Şubat 2014 Cuma

Muhallebili çikolata soslu tatlı

Sevgili pek kalabalık pek kıymetli okurlarım, nassınız iyisiniz inşallah:) Beni sorarsanız hayli telaşeliyim genelde.. Elhamdulillah:)
Şu aralar çok sık misafir gelmesi ve tek kolumun da evimizin yeni yükte en hafif olmakla beraber pahada en ağır üyesiyle meşgul olması hasebiyle pratik, tek elle yapıleybıl ikramlara yönelmiş durumdayım:) E tabi tek neden misafir değil, tatlılar şu an benim için inanılmaz cazip.. 
Uzatmadan geleyim tarife; alttaki muhallebi tarifi annemden, çikolata sosu Cahide Jibeg in sitesinden:) Sos hassaten çok güzel oluyor, hazırlara fark atar:) Cahide hanımın çoğu tarifini severek kullanıyorum:)

Muhallebi için
1lt süt (5 su bardağı)
1 su bardağı şeker
1 su bardağı un
2 yemek kaşığı tereyağı
1 paket vanilya

Sos için
1 su bardağı su
1 su bardağı süt
1,5 yemek kaşığı un
2 yemek kaşığı kakao
5 yemek kaşığı şeker
1 yemek kaşığı sıvı yağ
1 paket vanilya

Kremayı hazırlarken önce tereyağı ve unu kavuruyoruz çiğ kokusu çıkana kadar, eğer sebat edip yeterince kavurmazsak un kokusu geliyor tatlıdan hoş olmuyor tecerübeyle sabit:) Sütünü ekleyip iyice karıştırıyoruz ki topaklanmasın. Kaynayınca şekeri ve vanilyayı ilave edip 10 dk mikserle çırpıyoruz. Bir borcamı hafif ıslatıp içine döküyoruz. Soğurken çikolata sosunu yapabiliriz:) 
Çikolata sosunu malzemeleri yine topaklandırmadan güzelce karıştırarak kaynatıyoruz, kabuk bağlamadın diye arada karıştırarak soğutup kremanın üzerine döküyoruz. Buzdolabında 3-4 saat beklettikten sonra yemeye hazır:) Özellikle çocukların sevdiği bir tarif, evde dişsiz üyeler var ise de oldukça kullanışlı olacaktır:)
Afiyetle yiyiniz olmayanlar için dua ediniz verdiği nimetler için Rabbimize şükrediniz:)
Ps: Tatlı çok hızlı tükendi, son dilimi fotoğraf için zor yakaladım:) Biraz şekilsiz bu sebepten kusura bakmayınız efem.




9 Şubat 2014 Pazar

düşünmekler

içimde bir şey var, hani sonradan müslüman olanların önceki hallerine dair anlattıkları türden bir boşluk, beni sıkıyor beni üzüyor.. yeniden müslüman olsam geçer mi acaba diye düşünmekten kendimi alamıyorum.. bir deniz görme isteği, yok yok görmek de yetmez.. beni atsalar denize.. ama korkuyorum ben, ayaklarımın yerden kesilmesinden.. her türlü korkarım bundan, uçakta mesela, gemide mesela, ve hayata dair beklentilerimde.. her türlü risklidir çünkü, en çok da beklentiler mevzusu böyledir. deniz veya havada bir kez kazaya gelecek olsanız bir daha da bişey için endişelenmek gerekmez, mevta. fekat beklentileriniz konusu öyle mi, her seferinde hayatınız kararır, umutlarınız söner, canınız olağanüstü sıkılır, şükürsüzlükte zirve yapar günahtan günaha seğirtir gitgide doyumsuzlaşır boşluklarda sürüklenirsiniz. işte geldim başladığım mevzuya, korktuğum başımda pineklermiş meğer.. kovmalı onu kovmalı, atmalı ölü toprağını zihnimize, atmalı üstümüzden bunca yaşama sevgisini. gönlümüzden dünya merakını dünyalı olma hevasını atmalı.. arafta kaldık biz, sevdiklerimizin yanlış olduğunu bilip, sevmemiz gerekenleri hasret ve suçlulukla uzaktan seyrederek. araf, içimizdeki boşluk. hevesimizi yaşamaktan suçluluk duyarak, başkalarında görünce yaşayamadıklarımız için hasetlenerek, biryandan böyle şeylere üzülürken, buna üzülmememiz gerektiğini, üzüleceğimiz şeylerin bunlar olmaması gerektiğini bilerek.. suçluluğun en büyüğünü bir gülle gibi ayağımızda sürüyerek karışmaya çalışıyoruz dünyaya.. yazık ki ne yazık, iradelerimizi çelik mengenelerine teslim edip gidebilsek keşke mahşere dek kâmil kulların..